Ahilik (Dr. Yusuf Ekinci)

1. KİTABIN KÜNYESİ

Kitabın Adı : Ahilik

Yazarın Adı : Dr. Yusuf Ekinci

Dizgi-Baskı : Sistem Ofset

Basım Yılı : 1991

Baskı Sayısı : 3. Baskı

Sayfa Sayısı : 192

2. YAZAR HAKKINDA BİLGİ

21 Mart 1943 yılında Burdur ili Gölhisar ilçesinin Büyükalan Köyün de doğdu, ilkokulu köyünde, llköğretmen Okulunu İsparta Gönen’de bitirdikten sonra Kütahya ili Altıntaş ilçesinin Eymir Köyünde ilkokul öğ retmeni olarak göreve başladı.

1965 yılında Balıkesir Necatibey Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümün den mezun olan yazar, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı muhtelif okullarda öğretmen ve idareci olarak çalıştık tan sonra Bakanlık merkez teşkilâ­tında görev aldı.

İlköğretim Genel Müdürlüğünde Şube Müdürü, Personel Genel Müdürlüğü ve Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüklerinde Ge nel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra Hizmetiçi Eğitim Dairesi Başkanlığı görevinde bulundu.

1980 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinde “Eğitimde Psikolojik Hizmetler” bölümünde lisans eğitimini tamam layan yazar, 1982 yılında Ankara iktisadî ve Ticarî ilimler Akademi sinde “Kamu Yönetimi” dalında Yüksek Lisansını, 1987 yılında da Ankara Üniversitesinde “Ahîlik ve Cumhuriyet Döneminde Meslek Eğitimi” konulu tezi ile doktorasını tamamladı.

Eğitim, Çıraklık ve Meslekî Eğitim, Halk Eğitimi, Ahîlik konula rında çeşitli yayın organlarında 40 kadar makalesi yayımlanan ve bu konularda yapılan toplantılara konuşmacı olarak katılan Dr. Yu suf EKİNCİ evli ve 2 çocuk babasıdır

3. YAZARIN DİĞER ESERLERİ

Yusuf Ekinci, Ahilik ve Meslek Eğitimi

Ahilik (Ahi Birlikleri)

4. KİTABIN BİÇİM ÖZELLİKLERİ

Dış Kapak: Kitabın ismi, yazarın ismi, baskı tarihi ve baskı sayısı yer almaktadır. İçeriğe uygun kapak düzeni yer almaktadır. Kapakta içeriği anlatmaya çalışan bir resim vardır. Görünüş itibariyle dikkat çekicidir.

Sayfa Numaralama: Girişe kadar olan bölümde roma rakamları kullanılmıştır (ı-vıı) Girişten sonra 1 rakamıyla başlanmıştır.

İçindekiler: İçindekiler kısmı ayrıntılı olarak konu başlıklarıyla ve sayfa numaraları doğru olarak yer almaktadır.

Kaynakça: Yer almamaktadır.

Dipnotlar: Konu içerisinde geçen alıntıların sonunda parantez içinde yer almaktadır. Açılımları kitabın 179-187 sayfalarında ayrıntılı olarak yer almaktadır.

Bibliyografya:188-192 sayfalarında yer almaktadır.

Sayfa Düzeni: Kitapta resim, grafik vb.ye yer verilmemiştir. Konu başlıkları koyu renkte, büyük harfte ve dik yazılmıştır. Sayfa düzenlemesi iyi bir şekilde yapılmış, yazı büyüklüğü 10 puntodur.

5. KİTAPTA VERİLMEK İSTENEN MESAJ

Ahilik sistemi ve felsefesini derinden anlayarak, dönemimizde yeniden ele alarak, günümüz problemlerinden olan dayanışma, eğitim, esnaf ve sanatkarların sorunları vs. çözümler getirilmesini vurgulamıştır.

6. KİTABIN KONUSU

Selçuklular zamanında ortaya çıkan, Osmanlı Beyliği’nin kuruluşunda rol oynayan, siyasi, askeri, sosyal , ekonomik ve eğitim örgütü olan Türk kültürü ve islami değerleri birleştiren ahilik teşkilatını anlatıyor.

7. KİTABIN ÖZETİ

Okuduğum kitap 3. baskı olduğundan her baskıya ait 3 önsözden oluşmaktadır. Daha sonra kısa bir giriş bölümü yer almaktadır. Kitap 5 bölümden oluşmaktadır.

ÖNSÖZ (V-VII)

Birinci baskının önsözünü TSE başkanı Mehmet Yılmaz Arıyörük yazmış, TSE’nin önemi ve kuruluşundan bahsetmiş.

İkinci ve üçüncü önsözü yazarımız ele almıştır. Bu çalışmanın amacını bir tarih araştırması yapmaktan ziyade, tarihe malolmuş Ahi birliklerinin yönetim , eğitim ve çalışma hayatıyla ilgili düzenlemeleri ortaya çıkarıp, bunlardan günümüzde nasıl istifade edebileceğimizi araştırmak gerektiğini belirtmiştir.

GİRİŞ (1-4)

Türkiye’nin hedefi 21. yy’da kalkınmış ve sanayileşmiş belli başlı ülkeler arasında yer almaktır. Bahsedilen hedefin gerçekleştirilmesi de milli kültüre dayalı eğitim politikasıyla bütünleşmiş bir ekonomi sisteminin kurulmasıyla mümkün olacaktır. (Sayfa 1)

Türklerin İslam medeniyetine girişleri dünya tarihleri açısından önemlidir. Bahsedilen dönemde kurulan Ahi birlikleri üzerinde yapılacak çalışmaların bugün bir çok meselemize ışık tutacağı söylenebilir.

1. BÖLÜM (5-49)

Ahi kelimesinin “kardeş” anl….. geldiğini belirtiyor. Osmanlı devletinin kuruluşundaki öneminden bahsediyor, temelinin Selçuklulara dayandığını belirtiyor.

Bu bölümde Ahi birliklerini kuran düşüncenin ne olduğu üzerinde duruluyor. Ahi birliklerinin köklü kültür değişmelerinin olduğu dönemde bir birine karşı çatışmacı tavır alan grupları uzlaştırmak, zayıflayan aşiret bağlarının yerine yerleşik hayat tarzına uygun koruyucu değerler meydana getirmek, Bizanslılara karşı Müslüman-Türk menfaatlerine korumak ve toplum huzurunun korunmasına yardımcı olmak amacıyla kurulmuştur. Bu sebeple sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi yönleri vardır.

Ahilik İslam inancıyla Türk örf ve adetlerini kaynaştıran bir düşünce sistemidir. (Sayfa 17)

Kuruluş amacı belirtildikten sonra Ahilik esaslarından bahsedilir ve Ahilik felsefesinin kurucusu Ahi Evran’ın hayatı anlatılır. Daha sonra ahi birliklerinin yapısından bahsediliyor. Ahiliğin asıl amacının insanların dünya ve ahirette huzur içinde olmalarını sağlamak olduğu anlatılıyor. Teşkilatlanmasından bahsediliyor ve esnaf arasında bunun benimsendiğinden söz ediliyor. Daha sonra bütün sanatların piri olduğu söyleniyor. Ahi birliklerinin tüzüğü Fütüvetnamelerdir. Üye olmak isteyenlerin ahlak ve terbiyesi üzerine incelemeler yapılır, olumlu olursa üyeliğe kabul edilirlerdi. İki tip üye bulunurdu; Dahililer, Hariciler olmak üzere.

Bilfiil çalışan yamaklar, çıraklar, kalfalar, ustalar, Dahili; bilfiil çalışmayacak durumda olanlar (Emekliler, güçsüzler, sakatlar ve hastalar) Harici üyeleri oluştururdu.

Her ahi birliğinin orta sandığı , esnaf vakfı, esnaf kesesi veya esnaf sandığı denilen yardımlaşma ve sosyal güvenlik sandığı vardı. Orta sandığın gelirleri esnafların satışlarından alınan belli bir yüzde meydana getirirdi. Bu sandığın giderleri çeşitli vergiler , görevlilerin maaşları, fakirlere yardım vs. idi. Ayrıca krediler de verilirdi. Ahi birliklerinin yönetimlerini bir başkan ile beş kişilik yönetim kurulu oluştururdu. Başkana esnaf şeyhi denirdi. Yönetim kuruluna ise Esnaf Kethudası , Yiğitbaşı, İşçibaşı ve son iki üyeye Ehli Hipre denirdi. Bunların görev ve sorumluluklarından da bahsediliyor.

Her ayın sonuncu Cuma günü toplanan Büyük Meclis en yetkili üst organdı. Bütün esnaf şeyhlerinin toplanmasıyla meydana gelirdi. Ahi birliklerinin görevlileri seçimle işbaşına gelirlerdi.

Kurulan denetim ve ceza sistemiyle üyelerin meslek ahlakına ilişkin davranışlarda bulunup bulunmadıkları tespit edilir ve ibret alacak şekilde cezalandırılırlardı. Örneğin; kurban kesme dükkan kapatma gibi.

2. BÖLÜM (50-100)

Bu bölümde Ahi birliklerinin siyasi, askeri, sosyal , ekonomik ve eğitim faaliyetleri üzerinde durulmuştur.

Ahiler Selçuklu sultanlarının uyguladıkları politikayı benimsemiş ve gerek iç karışıklıklarda gerekse sınır bölgelerindeki ayaklanmalarda devletin yanında olmuşlardır. Ahiler Anadolu Beylikleri döneminde Osmanlıyı desteklemişlerdir. Bazı araştırmacılar Osman Bey’in kayınpederi Ahi şeyhi Şeyh Edebali’nin olduğunu söylerler. Osmanlının kurulup gelişmesindeki rolünden dolayı, yay askerlerin kıyafetleri ahi giysilerine benzetilmiştir. Ahilerin bir rolü de ordu sefere giderken geçtiği şehirlerde giyecek, yiyecek, içecek vb. ihtiyaçlarını karşılamasıdır. Buna benzer siyasi ve askeri faaliyetlerinden söz ediliyor.

Türkler Anadolu’ya gelirken, Anadolu’yu yurt yapmaya ve yerleşik hayata geçmeye kararlıdırlar. Ekonomik faaliyetlerini yeni hayat tarzına uygun şekilde düzenlemelerinde tarım dışı ekonomik faaliyetlerin denetimini yapacak şekilde teşkilatlanan ahi birliklerinin çok önemli rolü olmuştur. (Sayfa 50)

Ahiler çalışmayı ibadet saymışlar ve işyerlerini ibadet yeri olarak görmüşlerdir. Bu yüzden çalışmaya ve dürüstlüğe çok büyük önem vermişlerdir. Aralarında işbölümü yapmışlar ve herkes kendisine uygun bir sanat dalıyla uğraşmıştır. İhtiyaca göre üretim yapmışlar, israf olmasın diye üretim sınırlamasına gitmişlerdir. Aralarında çok büyük bir dayanışma vardır. Öyle ki toplumdaki dayanışmayı bozacağı endişesiyle aşırı kazanç arzusu bile kesinlikle engellenmiştir.

“Ahilik, Küçük Asya’da kökenleri oldukça geri yüzyıllara kadar ulaşan daha sonra da İslam etkisi ve katkısıyla güçlenmiş idi. Yaygınlaşmış bir evren görüşü olarak tanımlanabilir”. (Sayfa 68) ahi birlikleri üretim ile tüketim arasında denge kurarak, üretici ile tüketici arasındaki münasebetleri sosyal huzuru sağlayacak şekilde gelişmesinin dev….. çalışmışlardır.

“Kanunname-i İhtisab-ı Bursa’nın bugünkü Türkçe’ye çevrilmiş şekli Bursa Belediye Kanunu” kitapta uzun bir şekilde açıklanmıştır. Bu kanunnamede çeşitli ürünlerin nasıl üretileceği ve kaça satılacağı belirlenmiştir. Örneğin; yumurta kışın 10 tane 1 akçe, baharda 14’ü 1 akçe, Ağustosta 16’sı 1 akçe olarak belirlenmiştir.

Sosyal faaliyetlerde ise, ziyafet toplantıları, üç gün toplantısı, yaren sohbetleri yapılmaktadır. Yaren sohbetleri en önemli sohbetleridir. Uzun kış gecelerinde düzenlenir.

Eğitimlerinin amacı, ferde kendini tanıma yolunu göstermek, insanın fıtratını korumak, iyi insan yetiştirmek, fertteki gizli kabiliyetleri ortaya çıkarmak ve bu kabiliyetlere yön vermektir. Mesleki eğitimleri iş başında kalfalar ve ustalar tarafında verilirdi. Kaçınılması gereken davranışlar öğretilirdi. “Terbiye ocağı” olan zaviyelerde okur-yazarlık eğitimi ve dini , ilmi bilgiler öğretilirdi. Mesleki eğitimde yamaklık, çıraklık, kalfalık şeklinde sıra izlenirdi. Bunlar merasimle bir üste terfi ederlerdi. Bu bölümde ahi faaliyetleri üzerinde durulmaktadır.

3. BÖLÜM (101-112)

Bu bölümde Ahi birliklerinin çözülmesi anlatılıyor. Bunun sebebi olarak ticaret yollarındaki ve ekonomik anlayıştaki değişiklik ile devletin ekonomik hayatındaki gelişmeler bu birliğin çözülmesinde etkili olmuştur. Bununla birlikte kendi içerisindeki bozulmalarda etkili olmuştur. Bunun örnekleri kitapta yer almaktadır. Çözülme 16. yy’ın sonlarında Batı sanayi ürünlerinin Anadolu’ya gelmesiyle başlar.

Bozulmalara rağmen İstanbul’da Meşrutiyet dönemine kadar “peştamalcılar” esnafı Ahi geleneğini yaşatmaya çalışmışlardır. Cumhuriyetten sonra çıkartılan tekke ve zaviyeleri yasaklayan kanunla ortadan kalkmışlardır.

4. BÖLÜM (113-125)

Cumhuriyet döneminde esnaf ve sanatkarların durumu değerlendirilmiştir. Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren esnaf ve sanatkarların teşkilatlanmalarıyla ilgili hususlarda düzenlemeye gidildi , ilki 1924’teki Ticaret ve Sanayi Odaları Kanunu’dur 1949 yılında Esnaf Dernekleri ve Esnaf Birlikleri Kanunu çıkartılmıştır. 1972’de çıkarılan Bağkur Kanunu’yla sosyal güvenliğe kavuşmuşlardır.

Günümüzdeki esnaf ve sanatkarlardan da bahsedilerek çıraklık eğitimi üzerinde durulmaktadır.

5. BÖLÜM (126-149)

Bu çalışmada ana hatlarıyla tanıtılan Ahi birliklerini kuran Ahilik düşüncesi , insanı kendi gönlünün sultanı yapmayı bir medeniyet ölçüsü olarak geliştirmiş “Eline-diline-beline sahip ol” desturu ile özetlenebilecek anlayışla insanların iki dünya mutluluğunu birden kazandırmaya yardımcı olacak bir hayat görüşü kazandırmıştır. (Sayfa 127)

Bazı meselelere ahilik gözüyle bakmanın bize yeni ufuklar kazandıracağından bahsediliyor. Dayanışmacı toplum düzeni üzerinde duruluyor. İşgücü hareketliliğinin önemli olduğu vurgulanıyor. Esnaf ve sanatkarlarının problemlerinin doğru teşhis edilmesi gerektiği vurgulanıyor ve bunların giderilmesinin önemli olduğu belirtiliyor. Cumhuriyetle birlikte esnaf ve sanatkarları korumak için dernekler kurulmuş, 12 eylül hareketiyle dernekler kapatılmış fakat bu yanlışlık sonradan düzenlenmiştir. Türk ticaret Kanunu esnafı tüccarlara karşı zayıf düşürür. Bunun giderilmesi gerekir. Hukuki açıdan yeni düzenlemeler kanunlarla desteklenmelidir.

Eğitim sorununa ahilik çerçevesinde çözüm getirilmeye çalışılmıştır.

EKLER (Sayfa 150-178)

Kitabın ekler kısmında yer alan metinler bu kitaptanda yararlanılarak hazırlanan makalelerden meydana gelmiştir. Söz konusu makaleler bütünlüğün bozulmaması için yayınlanmış olduğu dergilerden aynen alınmıştır. Bu makaleler Ahi düşüncesinde tüketicinin korunması, ahilik ve esnaf ahlaki makaleleridir.

8. HEDEFLENEN OKUYUCU KİTLESİ

Akademik düzeyde bir kitap olduğundan ve konusunun ahilik teşkilatı olması ve günümüzdeki bazı meselelere bunun ışığı altında çözüm getirilebilmesi nedeniyle üniversitelerde ve devletin çeşitli kademelerinde yer alan bireyleri hedefler. Ayrıca Ahilik teşkilatının prensiplerinden bahsetmesi itibariyle tüm esnaf, sanatkar, tüccar, işçiler vs. bu kitaptan yararlanabilirler. Ahiliğin ne olduğunu merak eden herkeste bu kitabı okuyabilirler.

9. KULLANILAN DİL VE ANLATIM

Akademik düzeyde bir kitap olduğundan dil ağırdır. Osmanlıca kelimeler eserde çokça yer almaktadır. Cümlelerin anlaşılabilmesi son derece zordur. Yabancı kelimeler doğru bir şekilde yazılmıştır.

Anlatımı akıcı ve sürükleyici bir yapıya sahip değildir.

10. KİTABIN YAZILIŞ METODU

Kitapta yazar açıklayıcı anlatım metodunu kullanmıştır. Konuların açıklanmasında resmi örnekler kullanılmıştır.

Örnek: Kanunname-i İhtisab-ı Bursa

11. KİTABIN ELEŞTİRİSİ

Olumlu açıdan bakıldığında kitabımız incelediği konu itibariyle son derece önemlidir. Dayanışmacı bir toplum yapısına temas etmesi nedeniyle günümüz açısından yararlı bir eserdir. Türk kültürü ve İslam geleneklerini kaynaştıran Ahilik konusunu günümüze aktarması önemlidir.

Olumsuz açıdan ise kullanılan dil çok ağırdır. Bu açıdan her seviyeden okuyucu kitlesine hitap etmemektedir. Ayrıca kitapta yayınevi adı, ISBN numarası ve kaynakçanın bulunmaması tenkit edilebilir.

Etiketler:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: